kör olmuş…
O değil de, sen ne samimi bir tabaktın lan…
İETT ile “ne olacak bu ülkenin hali” tarzında konuşmalar yapıyoruz. Buraya aktarayım dedim. Muhtemelen benden mail geldiğini gördüklerinde “off yine bu kaçık” diye bahsediyorlardır.
Önce öğrenci kartı için attığım mail:
“
| Başvurunuzun durumu sistemden tespit edilememektedir. Lütfen 444 1871 Çağrı Merkezimizi arayarak Başvuru sonucunuzu öğreniniz. |
diye bir sonuç aldım. Kartım çıktı mı diye nasıl öğreneceğim? Kolay gelsin”
***
Buna cevap alamadım, sonra gittim kartımı aldım.
Sonra otobüsler hakkında konuşmalarımız:
Ben:
“8.13 geçe gelmesi gereken 15F otobüsü 8.20 geçe geldi. 14M’yi deseniz hiç gelmiyor. Böyle şey olamaz yani. Yarım saat soğukta insanların beklemeye hakkı var mı? Sabahları 15F ve 14M seferleri arttırılsın bari. Kaç kişi mağdur oldu…”
İETT’ciğim:
“Sayın D.B. ,Yolcu yoğunluğunun aşırı derecede fazla olduğu tespit edilen sabah ve akşam pik saatlerde ilave otobüs seferleri düzenlenerek yoğunluğun asgari seviyeye çekilmesi sağlanmaktadır. Ancak değişkenlik gösteren sabah ve akşam trafiğinde zaman zaman aksamalar olmaktadır. Düzenleme çalışmalarımız devam etmektedir.Bilgilerinize”
Ben:
“Trafiğin olduğunu elbette görebiliyoruz. Fakat o trafikte 12A hattı 2 kez sefer yapıyor, 14R 2 kez sefer yapıyor fakat 40 dakika beklediğim 14M veya 15F hiç gelmiyor. Trafik sadece 14M ve 15F’ye yok ya? IETT sitesinde gösterilen saatlerde hiçbir zaman gelmedi. ”
Bir daha Sayın diye başlarlarsa, “bakın neyi sayacağımı bilmiyorum, ayrıca artık şu resmiliği kaldırsak ya” diyeceğim hehehe.
6 Şubat 2012 “Ersoy dinlenme tesislerine hoş geldiniz” başlıklı yazısında gezginler adında blogumu ve beni Milat Gazetesi’nde tanıtan Abdullah Kibritçi’ye teşekkür ederim. İçinde benim de bulunduğum, yollarla, gezmekle ilgili olan güzel yazısı da şuradadır: http://www.milatgazetesi.com/2012/02/06/ersoylar-dinlenme-tesislerine-hos-geldiniz/
Kendi blogunu da takdim edeyim size: http://www.aleminrenkleri.com/2012/02/06/ersoylar-dinlenme-tesislerine-hos-geldiniz/
Çok mu kibar oldum lan.
29 Aralık 2011 tarihi, AKP hükümetinin bulunduğu dönemde Şırnak Uludere’de 36 sivilin bombalanması üzerine hayatını kaybettiği tarih olarak önemli tarihler arasında yer almıştır. Devlet suçunu kabul etmiştir. Hayatını kaybeden köylüler için çok üzüldüğümü belirtmek isterim. Bunun hesabı verilmesi gerekiyor.
“Dünyanın müziğine yolculuk..” sloganıyla radyoculuğa başlayan Voyage, harika şarkılar çalıyor. Daha doğrusu, tam istediğim gibi. Ve sanki sabah, öğle, akşam sınırlaması varmış gibi, her öğüne ait müzik tempoları…
2 gündür, özellikle çalışırken, müptelası oldum… Salak salak DJ konuşmaları yok, sadece sanat ve müzik… Evrensel müzik…Ve her çalan şarkının adı sitesinde yazıyor, artı özelliği son 12 saat çalan şarkıların isimleri de yazıyor. Saatini seçiyorsun, “evet işte bu şarkıydı” diyebiliyorsun. http://www.radyovoyage.com
Burada insanlara yer verince, yol
verince, “buyrun siz geçin” dediğimde
bana süper kahramanmışım gibi
bakıyorlar. Kimse yapmıyor bunlari
galiba.. Hatta birisi “size baba diyebilirmiyim” dedi, dedim “yanlış replik”, “tamam pardon” dedi gitti..
İstanbul’a geçen sene hem Galatasaray maçı için hemde gezmek için gitmiştim. 3 gün kadar kalmıştım. Tabi çok gezemedim. Kısmetse artık bu sefer gezeceğiz. Tabi bu sefer gezmeye değil, çalışmaya gidiyorum. Geleceğim açısından bunu yapmam lazım. Başarabilecek misin? Denemeden bilemeyiz. Bu akşam 10′da çıkıyorum yola…
Bu aralar geç uyuyorum. Her gece kendime kahve yaparken; ses çıkmasın diye, bardağı, diğer bardakların arasından çekerken kendimi Behzat’la Süheyl’in Şahane Pazar’ın bardak çekme yarışında hissediyorum. O değilde Süheyl’in giydiği elbiseler ne güzeldi öyle.. Sonra zaten internet çıktı mertlik bozuldu..
Sitede de dediği gibi koyunlara yer yok! Bilenler vardır. Bilmeyenler de okusun araştırsın. Mevlana, Kabala, İllüminati, Yaşam ağacı ve diğer semboller…