Making a Murderer: Sesli mesajları kim, neden sildi?

Emmy Ödülleri hiçbir şey için bir kriter olmasa da 68. Emmy ödüllerinde En İyi Belgesel ödülünü “Making a Murderer” aldı. Evet, yine bir Netflix yapımı.

Çekiminin 10 yıl sürdüğünü söyleyen yapımcı, belgesel-dizi dünya çapında herkes tarafından izlendikten sonra bir de dizideki gerçek karakterlerden biri olan savcı Ken Kratz ile (ben onu bundan sonra Şrfsz diye çağıracağım) tartışma yaşamış. Kratz, belgeselin yanlı olduğunu ve gerçekleri yansıtmadığını söylemiş. Fakat tabii ki mahkeme görüntülerinden tutun, her görüntü ve her ses kaydı gerçek. Zaten belgeselde canlandırma yok, gerçek karakterlerin gerçek yaşamları yer alıyor. Yani zaten duruşmaların videolarından yapılmış bir belgesel, ne kadar yanlı olabilir? Neyse.

Belgesel, Steven Avery’nin bahtsız hayatı hakkında. 23 yaşında işlemediği bir suç yüzünden 18 yıl hapis yatıyor. DNA testleri falan gelişti derken ayrıca Wisconsin eyaletinden gönüllü bir ekibin yeniden atanmasıyla 2003’te suçsuz olduğu kanıtlanıp dışarı çıkıyor. Tabii Steven Avery bu durur mu? Durmaz. Onun hayatından 18 yılı çalan Manitowoc iline dava açıyor. Yani yöneticilere, polislere ve şerif departmanına. Tehlikeli fakat siyasetçilerden tutun gönüllü savcılara kadar herkes onun yanında oluyor. Hatta onu basın toplantılarına birlikte götürüyorlar. Bir anda ABD’nin en çok tanınan isimlerinden oluyor. Açtıkları dava sonucu 36 milyon dolar kazanıyor. Hatta onun bu olayından dolayı bir de yasa çıkaracak oluyorlar. Ama Steven parayı da alamadan, yasa da çıkmadan tekrar cinayet suçlamasıyla 2005’te içeri atılıyor. Hâlâ da içeride.

Belgesel-dizi, bundan sonraki süreci ayrıntılı bir şekilde aktarıyor. Maktulun abisi (bundan sonra onu Bebek Yüzlü Potansiyel Katil diye çağıracağım) davacı ve onun yanında Manitowoc ili tarafından atanan savcı Ken Kratz var. Steven Avery ise uzlaşmadan kazandığı parayla iki çok iyi avukat tutuyor. Jerry Buting ve Dean Strang. Karşılıklı savunmaların olduğu duruşmaları izliyorsunuz. Detaya girmek istemiyorum, çünkü izlemelisiniz. ABD ve Wisconsin eyaletinin boktan hukuk sistemini, bir adamın hayatını nasıl mahvettiklerini, bir adamdan ısrarla katil yaratmayı ve 8. bölümde tutamadığınız göz yaşlarınızı izleyin. Steven Avery’nin masum olduğuna inanan milyonlarca insan var ve onlar bir kampanya oluşturuyor. İş Obama’ya kadar gidiyor fakat Obama, eyaletlere karışamayacağını söylüyor. Bu sefer Wisconsin valisi Scott Walker’a gidiyor istek. O da bunun mümkün olmayacağını, mahkeme sonucu içeri atıldığını söylüyor.

Kişisel görüşüm: Steven Avery masum. O adam o cinayetleri işleyecek zekâ düzeyinde değil. Aptal olduğu için de birilerini öldürecek tipte değil. Hurdalıkta çalışıp ikinci baharının tadını çıkarmak isteyen bir adam sadece. Ama “büyük insanlara” dava açtı, haklıydı ama yaptığı tehlikeliydi. 8. bölümde jürinin kararından sonra Avery’nin ifadesi gerçekten insanı üzüyor ve sinirlendiriyor. Adalet mi lan bu, diyerek Ken Kratz’a ve o iki polise öfke doluyorsunuz. Gençken arkadaşlarına uyup o kediyi ateşe atmayacaktın Avery, kedilerin ahı büyük oluyor işte. (Bu onun hayattaki tek büyük suçu. O itiraf ediyor zaten.)

Sinirlenip öfkeleneceksiniz ama kesinlikle izlemelisiniz. Hukuk sistemi müthiş olan bir ülkede yaşadığımız için bize biraz da tanıdık gelecektir.

Reklamlar