#euro2016 – son 16 ardından

maç yorumlarına girmeden bir iki yorum: neden en güzel maçları en kötü spiker ersin düzen’e veriyorlar? nedir, yandaşlık mı? ersin düzen, temiz düzgün iyi bir adam, iyi bir sunucu ama çok kötü bir maç spikeri. almanya-italya maçına da onu verirlerse şaşırmam. cüneyt çakır‘da formsuzluk vardı. yine de finalin en büyük adaylarından.


isviçre – polonya

tahminim tuttu. zar zor da olsa polonya’nın geçeceğini tahmin etmiştim. gerçekten de çok zor oldu. bana kalırsa isviçre ikinci yarıdaki oyunuyla daha çok hak etti ama xhaka o penaltıyı kaçırınca turnuva da sona erdi isviçre için. polonya bu futboluyla ve lewandowski bu kötü performansıyla ne kadar gidebilirler, bilemiyorum. tek avantajları rakipleri, en az onlar kadar kötü portekiz.

galler – kuzey irlanda

tahminim tuttu. galler pek umut vermese de futboluyla öyle ya da böyle çeyrek finale çıktılar. rakipleri belçika, işleri epey zor.

hırvatistan – portekiz

tahminim tutmadı. ilginçtir ki, hırvatistan elenerek beni şaşırttı. üstelik çok kötü top oynayan portekiz’e elenmeleri daha bir üzücü oldu. portekiz’in oyunundan gram zevk almıyorum. en öne çıkan futbolcu nani. efsane bir pas attı ronaldo’ya.

fransa – irlanda

tahminim tuttu. tuttu tutmasına ama fransa için başta o kadar da kolay olmadı maçı koparmak. fransa’nın oyunu çok dengesiz. bi çok iyiler, bi çok vasat. futbol şansı da yanlarında daima.

almanya – slovakya

tahminim tuttu. ben slovakların çok zorlayacağını düşünüyordum ama almanya eski gücüne kavuşmuştu. gomez’i oynatmayı artık akıl ediyor löw. yani elinde gomez var, oynatmamayı mantığa dayandıramıyorum. gerçekten gomez çok ama çok iyi bir santrafor. slovakya pek direnemedi. almanya için bebek oyuncağıydı. almanya artık eski gücünde.

macaristan – belçika

tahminim tuttu. maç belli bir süreye kadar ortada gitse de belçika kalitesini konuşturdu, maçı kopardı ve 4 – 0 gibi rahat bir skorla macarları evine gönderdi. belçika’nın kalitesi gerçekten hayranlık uyandırıcı. o kadar küçücük ülkeden bu kadar yıldız çıkması, nereden bakarsanız bakın takdire şayan. altyapı mı dersiniz, sistem mi dersiniz, ne derseniz deyin. macarları da tebrik etmek lazım. bu maça kadar gayet iyi oynadılar.

italya – ispanya

tahminim tuttu. canım italya, ispanya’yı ezdi geçti. maçın genelinde de italya’nın üstünlüğü vardı pozisyon açısından. italya çok istiyor bu kupayı, hem de çok. her bir futbolcusunun hırsından bunu kolaylıkla anlayabiliyoruz. bence finale kadar gidecekler. aman nazar değmesin.

ingiltere – izlanda

tahminim tuttu. hatırlayacağınız gibi izlanda’nın eleyeceğini yazmıştım. öyle de oldu. müthiş bir savunma anlayışı var izlanda’nın. gerçekten disiplin abidesi bir takım. onlar da çok istiyor. helal olsun sana izlanda. tek cümleyle helal olsun. ingiltere’ye gelince… wilshere’ı kurtarıcı olarak oyuna almak nedir ya? koca sezon üç maç oynasın, sen git ondan medet um. ingiltere bunu hak etti. bağıra bağıra gösteriyordu hem de. bu kadar kötü bir teknik hoca ile bu kadar olur. 1: hodgson, 2: terim. çok para alıp bir şeyi beceremeyen ikili.

hırvatistan dışında tüm tahminlerim tuttu.

çeyrek finalde neler olur?

polonya – portekiz

son maçlarına bakıldığında iki müthiş kötü takım. portekiz’i bazı spor yazarlarının iyi bulması çok garip. portekiz’in bir takım olmakla uzaktan yakından alakası yok. polonya’da ise lewandowski’nin aşırı formsuzluğu takımın ofansif gücünü düşürüyor. kısır geçecek bir maç ve polonya’yı %51 ile daha şanslı görüyorum. tahminim: polonya

galler – belçika

bence galler’in yolu buraya kadar. belçika, galler’i çok zorlanmadan geçecektir. zorlansa dahi geçecektir. geçmelidir. belçika bunu hak ediyor. tahminim: belçika

almanya – italya

erken final derler ya, işte erken finalin tanımı bu maç. ikisinin final oynayacağını hep düşünürdüm ama çeyrek finalde karşı karşıya geldiler. almanya, geçen dünya kupası’ndaki oyununu yakaladı. şu ana kadarki turnuvanın en güzel maçı bu olacaktır, buna eminim. almanya’nın da şansı çok büyük, italya’nın da… ama isteğim ve tahminim yine italya’dan yana. italya, almanya’yı geçecek diye düşünüyorum. tahminim: italya

fransa – izlanda

bir sürpriz daha yapıyorum ve artırıyorum! izlanda, fransa’yı da eleyecek diye düşünüyorum. fransa yerine izlanda’nın yarı finale çıkmasını isterim. fakat fransa, ingiltere gibi oynamıyor. en azından onlardan daha iyi. formda oyuncuları var. izlanda için çok zor bir maç olacak. fransa’nın eleme ihtimali daha büyük olsa da… tahminim: izlanda

çok erken bir tahmin: italya – belçika final oynar gibi. bakalım. (böyle dedim diye ikisi de çeyrek final’de eleniyormuş bir de…)

 

#euro2016 – grupların ardından

tahminleri yaptığım ilk yazıya buradan tık.

a grubu

tahminim %100 tuttu: fransa ve isviçre gruptan çıkar demiştim. nitekim öyle de oldu. bu gruptan en iyi üçüncü çıkmadı.

b grubu

tahminim %50 tuttu: ingiltere ve rusya demiştim. rusya büyük hayal kırıklığı yarattı. galler, ingiltere ve en iyi 3. olarak slovakya çıktı.

c grubu

tahminim %100 tuttu: almanya ve polonya çıkar demiştim. onlara ek olarak en iyi 3. olarak bir de kuzey irlanda çıktı. türkiye sağ olsun, iyi bir kıyak yaptı kuzeylilere.

d grubu

tahminim %50 tuttu: bu grupta hırvatistan’a şans vermeyerek utanmaların utanmasını yaşadım. ispanyatürkiye dedim, türkiye’den pek umutluydum ama hırvatlar lider ardından ispanya 2. olarak çıktı. bu gruptan maalesef en iyi 3. çıkmadı.

e grubu

tahminim %100 tuttu: italya ve belçika çıkar demiştim. onların ardından sirigu‘nun aptallığı sağ olsun irlanda da italya’yı 1-0 yenerek en iyi 3. olarak çıktı. italya, türkiye’yi pek üzdü.

f grubu

tahminim %100 (yaniii) tuttu: bu gruptan portekiz ve izlanda çıkar demiştim. portekiz ve izlanda çıktı, tahmin tuttu ama portekiz muhteşem kötü oyunuyla en iyi 3. olarak çıkabildi. şans vermediğim macaristan‘ın iyi performansı utandırdı yine.

grupların ardından akılda kalanlar:

  • türkiye çıkmayı hak etmedi diyebiliriz. yine de çok heyecanlandık. sadece çek maçında iyi top oynadık. o da devam etmek için yetmedi, yetmemeliydi de. başından beri çok istemedik. biz bitti demeden bitti. emre mor‘u izlemek güzeldi.
  • hem irlanda hem kuzey irlanda ilk 16’ya kaldı. çok ilerleyemeyecekler ama olsun, başarı budur. (sadece turnuvada bulunmak değil)
  • portekiz ve cristiano ronaldo bu turnuvada epey itici. kötü futbolun suçlusu ne muhabir, ne izlanda. zar zor götü yırttılar.
  • izlanda‘ya vallahi de billahi de helal olsun. elemelerde de, gruplarda da adamlar mütevazı takımıyla gayet iyi ilerliyor.
  • ben bir önceki yazıda “türkiye, ukrayna, arnavutluk, avusturya, rusya, irlanda, isveç, romanya evine dönerdemiştim. bir tek irlanda yerine çek cumhuriyeti’ni yanlış tahmin etmişim.

 

elemelerde neler olur?

isviçre-polonya: isviçre sağı solu belli olmayan ama disiplinli ve güçlü bir takım. çok zorlansa da polonya geçer diye düşünüyorum. tahminim: polonya.

galler-kuzey irlanda: galler rahat geçecektir. galler’in şansı gerçekten henüz onlardan daha iyi bir takımla oynamamaları bana kalırsa. gareth bale, şu ana kadar takımını taşıdı. tahminim: galler.

hırvatistan-portekiz: iyi bir hırvatistan, portekiz’i fena üzer. elbette hırvatistan için kolay maç olmayacak ama hırvatlar’ın çıkacağını düşünüyorum. portekiz elerse benim için aşırı sürpriz olur. tahminim: hırvatistan.

fransa-irlanda: fransa için kolay lokma. fransa fark bile atabilir. tahminim: fransa.

almanya-slovakya: işte en zor tahminlerden birisi. içimden bir his slovakya çok kötü bir sürpriz yapıp almanya’yı eleyecek diyor. bilemiyorum ama yine de almanya’nın şansını %51 gördüğüm için… tahminim: almanya.

macaristan-belçika: üstteki maç gibi, bunun da tahmini epey zor. macaristan iyi oyunuyla beni utandırmıştı. çok çok çok zorlayacaklar ama belçika “ah farkla” geçecek diye düşünmekteyim. çünkü futbol aklım belçika’nın çok iyi kadroya sahip olduğunu söylüyor. tahminim: belçika.

italya-ispanya: herhalde ilk 16 elemelerinin en güzel maçı favorim italya’nın maçı olacak. gerçekten çok güzel bir maç bizleri bekliyor. italya çok hırslı. ispanya tehlikeli ve güçlü fakat italya’yı hırsından ve buffon-barzagli-bonucci-chiellini dörtlüsünden dolayı daha şanslı görüyorum. tahminim ve isteğim: italya.

ingiltere-izlanda: izlanda bir sürpriz yapıp ingiltere’yi eleyecek. en büyük riski de bu maçta yapıyorum. tahminim: izlanda.

 

#euro2016 – ikinci maçlar ardından

  • slovaklar sürpriz yaptı. ruslara artık güle güle diyebiliriz. marek hamsik gösterdi klasını.
  • şu ana kadar dmitri payet en iyi oyunu oynayan futbolcu. fransa nispeten daha iyi top oynuyor diğer ülkelere göre.
  • ingiltere, roy hodgson ile bir bok yapamaz. harry kane büyük hayal kırıklığı. ingiltere gruptan çıktı ama bu taktik ve bu kadro seçimiyle çok fazla gidemez bence.
  • kuzey irlanda beni epey şaşırttı. ukrayna’yı 2-0 yendi. helal olsun.
  • low ve almanya forvetsiz oynamakta ısrar ederse işleri zor. gomez’i arıyor gözler sürekli.
  • favorim italya yine iyi oynadı isveç karşısında. golü geç bulsa da italya, hırsıyla çok istediğini gösteriyor bu kupayı.
  • hırvatlar 2-0’dan sonra çok şımardı. 60’ta modric’i oyundan almalar, rakitic’in artistik hareketleri falan. çek’ler acımadı, geri döndüler.
  • türkiye adına söyleyecek bir şey yok. şu ana kadar turnuvanın en alt, en kötü takımı. açıkçası başlamadan önce umutluydum ama çok büyük hayal kırıklığı milli takım. hem kötü oynuyorlar hem bize trip atıyorlar, böyle de lüksleri  var. artık umudum yok.
  • belçika, her turnuvada gizli sürpriz olarak gösterilir. çünkü çok iyi bir takım. irlanda’yı kolay yendiler.
  • turnuvanın en iyi hakemi şu ana kadar cüneyt çakır diyebiliriz. final kesin onun bence.
  • şu ana kadar oynanan maçlarda “3” gol yiyen iki takım var: türkiye, irlanda
  • ikinci maçlar ardından “0” çeken takımlar: türkiye, arnavutluk, ukrayna
  • hala gol atamamış takımlar: türkiye, arnavutluk, ukrayna, avusturya
  • gudjohnsen, rosicky ve r. carvalho‘yu hala oynuyor olarak görmek ilginç geliyor bana.
  • türkiye, ukrayna, arnavutluk, avusturya, rusya, irlanda, isveç, romanya evine döner, asıl euro 2016, 16 takımla yeni başlar tahminimce.

#euro2016 – ilk maçlar ardından

an itibariyle ilk maçları geride bıraktık. hemen hemen (iki maçın sadece bir kısmını izleyebildim) tüm maçları izleme fırsatım oldu. aklımda kalanlar nelermiş bakalım:

grup a

  • nedense fransa’da herkes büyük bir ışık görüyor, bunda ev sahibi olmasının da etkisi olabilir ama ben birkaç oyuncu dışında fransa’yı da zımba gibi göremedim. yine de iyi maç çıkardılar. payet, turnuvanın yıldızlarından biri olabilir. romanya yenilmesine rağmen fena top oynamadı. iyi savunma yapmayı biliyor. ersin düzen, iyi bir sunucu ama çok kötü spiker. çok sıkıcı anlatıyor. etrafımdan da hep aynı şeyleri duydum.
  • bazı spor yazarları arnavutluk’tan sürpriz bekliyor ama ben oyunlarında bir ışık göremedim. isviçre’nin beceriksizliği olmasa o maç 1-0 bitmezdi. lorik cana hâlâ aynı kasap. cemaili baktığında hiç de kötü top oynamıyor, neden gs’de olmadı anlamıyorum. hala bu gruptan fransa ve isviçre’nin çıkacağını düşünüyorum. romanya da zorlayacaktır.

grup b

  • galler – slovakya maçı ilk maçların (3 gol olmasına rağmen) en sıkıcı maçlarından biriydi. slovakya’da bir numara göremedim. ilk maçların (türkiye ve k. irlanda ile birlikte) en kötülerinden slovakya. gareth bale‘in golü güzeldi. ronaldo taklidi yapmasına gerek yok bence.
  • ingiltere-rusya maçı, çok zevkli bir maçtı. ingilizler’in iyi top oynadığı, ruslar’ın ise iyi savunma yaptığı maçta beraberlik bence çok olasıydı. ha bana kalırsa, bu ingiltere de favoriler arasında gösteriliyor ama pek ışık verdiği söylenemez. roy hodgson doğru tercih değil. ingiltere, tottenham’ın genişletilmiş hâli gibi. drinkwater’ın olmaması, sadece üç maç yapan wilshere’ın oyuna alınması, vardy’nin yedek beklemesi (kane 90 dakika yokları oynadı) garip tercihler. rooney kaptan olabilir ama ben kane’i oraya çekip vardy’i ileri koyardım. vardy’nin sürpriz koşularını herkes bilir, arkaya atılan toplarla çok güzel işler yapardı. harry kane’in de çok yararlı bir şekilde forvet arkası oynamışlığı var.

grup c

  • kuzey irlanda turnuvanın en güçsüz takımlarından biri görüntüsü çizdi. polonya, lewandowski, milik, kaputzska (yemek olan değil) gibi adamlarla iyi işler yapacak gibi. lewandowski, turnuvanın en iyi santraforu diyebilir miyiz? ilk 3’ünden biri diyebiliriz.
  • almanya-ukrayna maçı da zevkli bir maçtı. ukrayna; bence çok sağlam top oynadılar. almanya karşısında iyi direndiler, çok da pozisyona girdiler. yani berabere bitse, kimse nasıl olur bu demezdi. ukrayna’nın onda biri kadar direnç gösterebilseydik, yenilmemiz kimseye koymazdı. almanya, gomez’siz eksik gibi. yine favorilerden ama sanki son dünya kupası’ndaki almanya yok gibi. ilk maç diye de olabilir.  low‘un ilginç koklama totemi de var sanırım, sürekli yapıyor.

grup d

  • türkiye maçı için uzun bir yazı yazdım.
  • ispanya’nın korkulacak bir tarafı yok. türkiye-hollanda maçını hatırlayın. o maçtaki gibi bir türkiye, bu ispanya’dan 1 puan da alır, hatta yenebilir de. gol atmakta zorlanıyorlar. çek cumhuriyeti‘ne dair bir şey göremedim.

grup e

  • irlanda – isveç maçına dair tek şey, zlatan’ı her daim izlemek çok güzel.
  • ilk maçların en en en güzeli: belçika – italya. acayip keyifli bir maç. eski gücüne kavuşmuş bir italya. prandelli’nin oynattığı italya’yı hatırlayın, bir de bu maçtaki italya… hakikaten dağlar kadar fark var. bayıldım ben italya’ya. belçika gibi yıldızlardan oluşan bir ülkeyi, iyi bir takımı yenmek kolay değil. italya 2 – 0 kazandı. lukaku, net goller kaçırdı. italya’nın mavi forması daha güzeldi bence. acaba pirlo’yu da bir görseydik kadroda, ne güzel olurdu dedik. çünkü o başbakanların hası.

grup f

  • avusturya ve macaristan ayrıldıktan bu yana, neyse neyse. bu şakayı çok yaptılar. avusturya biraz tutuk başladı turnuvaya. macarlar’a dikkat etmek lazım. beni şaşırttılar.
  • portekiz de favori gösteriliyor ilginç bir şekilde. ben yine şans vermiyorum portekiz’e. baş belası izlanda, baş belası olmaya devam ediyor. inanmışlar harbiden.

ilk maçların en kötüleri: türkiye, slovakya, kuzey irlanda
ilk maçların en iyileri: italya, hırvatistan, fransa
ilk maçlarda dikkat çekenler: payet, milik, mustafi, dier, modric
ilk maçlarda hayal kırıklıkları: arda, çalhanoğlu, caner, mandzukic, kane

#euro2016 – ilk maçımızın ardından

bu maçın özeti: keşke türk futbolcular reklamlarda oynadıkları kadar iyi top oynasalar. hırvatlar’ın iyi oynayacağını herkes biliyordu ama bu kadar kötü bir milli takım beklemiyorduk.

  • çıkan ilk 11’de cenk tosun dışında bir sürpriz yoktu. cenk de burak da şu anki performanslarıyla epey yetersiz bir görüntü çiziyorlar ama benim tercihim burak yılmaz olurdu. burak ne kadar kötü de olsa o gün bir şekilde golünü atıyor. cenk ve burak, bambaşka özelliklere sahip iki ayrı santrafor ama bu tarz turnuvalarda burak yılmaz’ın tecrübesi daha fazla. nedir? burak yılmaz, türkiye’de hiçbir zaman sevilmedi. bu onun kaderi.
  • volkan babacan’dan başlayalım. formsuzdu oldukça. ortalarda topa çıkmakta epey tedirgindi. çıkması gereken birkaç ortada iyice kaleye gömüldü hatta bir kafa vuruşu direkten dışarı çıktı hırvatların. yediği golde modric çok iyi vuruş yaptı, görüş alanı da kapalıydı ama elemelerdeki volkan babacan o golü yemezdi. en azından dokunurdu topa. ilk maçın azizliği diyelim.
  • balta-topal tandemi baktığında kağıt üzerinde -stoper olmamalarına rağmen- iyi görünüyor. maçın başlarında, hatta ilk yarıda hemen hemen pozisyon vermediler. hakan balta gerçek bir profesyonel, mehmet topal elinden geleni yapıyor. şu da bir gerçek mandzukic epey formsuz ve zorlamadı pek.
  • caner erkin neredeyse en kötü oyununu oynadı. vitor pereira sağ olsun, caner’in oyununda ve formunda epey gerileme var. neredeyse hiç çıkmadı o kanattan. srna istediğini yaptı ve o kadar rahat gidip geldi ki, en kolay maçıdır srna’nın herhalde. bunda arda turan’ın da yürümesinin etkisi de var. ne caner’e yardım etti ne de ofansif anlamda katkısı vardı, ona ayrıca geleceğiz. caner, şu kadronun en önemli futbolcularından biri. acilen formunu yakalaması lazım. onun kesmelerinden çok gol atabiliriz. maçın hayal kırıklıklarından birisi.
  • gökhan gönül’ü beğendim. sağ kanatta iyi işler yaptı. elemelerdeki formsuzluğu gitmişti, eski gökhan’a yakın bir oyun oynadı. vasat olan takımın içinde vasatın üstünde bir oyun sergiledi. sonuç olarak o da pek çıkamadı ileri. bunlar hücumu seven bekler, hücum varsa gökhan ve caner var, hücum yoksa ikisi de yok demektir.
  • selçuk inan asla topu bir kere durdurmadan pas atmaz. yaşı ilerledikçe beli de ağırlaştı. çok yavaş oynuyor ama hala takımın en kaliteli ayaklarından biri. o da bu maçın hayal kırıklıklarından. ozan tufan ve oğuzhan da aynı şekilde büyük hayal kırıklığı. ikisinde de böylesine büyük bir turnuvada ilk kez oynamanın heyecanı vardı. oğuzhan kayıptı, ozan mücadeleci ama bir yıl boyunca düzenli forma giymemesinin sıkıntısını yaşıyor. ozan’ı biraz daha sert oynatarak ondan “melo” yaratabiliriz. her takıma sert giren bir futbolcu şart. rakip takımın 10 numarasını biraz tedirgin etmek gerekir. futbolun kanunudur bu. bunu lorik cana sıklıkla yapar ama o da biraz abartır, kırmızı kart görmeden edemez. (beşiktaş’ta veli sakatlanmadan önce hemen hemen böyle oyun oynardı.)
  • hakan çalhanoğlu. büyük hayal kırıklığı. acayip heyecanlı. top ayağına gelince ne yapacağını bilmeyen bir futbolcu profili çiziyor. belki de biz ondan çok şey bekliyoruz diye bize böyle geliyor ama gerçek çalhanoğlu bu değil kesinlikle. normalde çok kolay yapabileceği şeyleri de yapamadı. belki iyi bir volkan şen onun yerine ilk 11’de başlayabilir. uyanması lazım hakan’ın. bu büyük bir fırsat. kendini göstermesi lazım. turnuvalardan daha iyi bir pazar yok. her şutu, her golü, her asisti onun için değer demek. gerçekten çalhanoğlu’nu izlerken tek hissettiğim şey, uyuduğuydu. lütfen uyan, o sağlam şutlarından çıkar, gol olmasa da olur.
  • arda turan ise bu maçın en büyük hayal kırıklığı. kaptanımız, yıldızımız dedik, bağrımıza bastık ama o sahada yürümeyi tercih etti. tamam 6 ay boyunca top oynamamak çok kötü, bir futbolcuyu da çok kötü şekilde etkiler ama top ayağına gelince de ölü gibiydi. o kadar yürüyordu ki, yani o kadar bariz şekilde belli etti ki bunu, onu çok seven terim bile 60 civarında oyundan aldı. bas bas bağırıyordu beni oyundan çıkarın diye. iyi konuşuyorsun programlarda, güzel bir kariyerin var, iyi ekonomik girişimlerde bulunuyorsun, reklamlarda çok profesyonelce oynuyorsun eyvallah… lakin bir yıldızın bahanesi olmaz. ne olursa olsun bu takımı taşıman gerekiyor. ben bu kadar isteksiz bir arda görmek, izlemek istemiyorum.

hırvat maçı sonuç olarak hepimiz için hayal kırıklığı oldu. ben galibiyet beklemiyordum, etrafımdakilere de hep söyledim ama en azından bir beraberlik alabilirdik. bu oyunla 3 yemediğimize şükredelim -ki atmaları işten bile değildi. luka modric, büyük oyuncu. topu her ayağına aldığında klasını hissediyorsun. onu izlemesi zevk veriyor. gerçekten çok iyi bir takıma sahibiz. tek yapmamız gereken; uyanmak. uyanmak ve kendine gelmek. maçı izleyenler hırvatlar’ın maçı ne kadar çok istediğini anlamıştır, işte biz de bunu milli takımda hissetmek, görmek istiyoruz. yürüyen milli takım değil, yenilse bile 90 dakika savaşan takım görmek istiyoruz. zor değil, yapabiliriz. nedense içimden bir his hala 4 puan alabileceğimizi söylüyor.

#euro2016 – gruplar (üründülobia)

merhabalar. malumunuz yine bir turnuva ile heyecanlı bir yaz geçireceğiz. bundan iki yıl önce de dünya kupası yazıları ile günümüzü gün etmiş, eğlenmiştik. o zaman söylediğim gibi; teknik ve taktik açıdan inceleme değil de, daha çok kahvehane ağzıyla yazıp değerlendiriyorum. (teknik ve taktik açıdan inceleyen birçok spor blogu vardı, şimdi hepsi twitter fenomeni olmuş, blog nedir unutmuşlar, çünkü anlık fav ve rt daha tatmin edicidir). ve bir başka olay ise ömer üründül tehlikesi. üründülobia adını verdiğim fobi hemen hepimizde oluştu. bu fobi, stockholm sendromuna benzer biraz. bu adam katilindir ama onu dinlemeden edemezsin. sonuçta maçta gol olmazsa golsüz biter. neyse. öyleyse 10 haziran’da başlayacak ve bir ay sürecek olan euro 2016’nın grup aşamasını inceleyelim.

a grubu
fransa
romanya
arnavutluk
isviçre

iki yıl öncesini hatırlayan var mı? aşırı fransız düşmanlığı vardı yazılarımın temasında. fransa milli takımını sevmiyorum, sevemiyorum. açıkçası bu turnuvada çok sinir olacağım bence, çünkü ev sahibi ülkeye yapılan kıyağı sokak röportajında “paralel yapı yaptı heaa” diyen arkadaş bile biliyordur. bu gruptan fransa ile isviçre çıkar diye düşünmekteyim ama arnavutluk da sürpriz yapabilir bu turnuvada. yeteneksiz benzema’yı izlemeye katlanacağız yine. isviçre ise son dünya kupası’nda ümit veren bir futbol oynamıştı. dzemaili yenge de tribünde yerini alırsa ve trt bol bol gösterirse müteşekkir oluruz. romanya denince aklıma gheorghe hagi ve lucescu geliyor. bu kadar. tahminim: fransa, isviçre


b grubu
ingiltere
rusya
slovakya
galler

bu gruptan ingiltere çıkacaktır ama ikinci takımın kim olacağı belli olmaz. ingiltere’de de aslında pek bir cacık yok ama grubu zayıf bence. rusya bir adım daha yakın gruptan çıkmaya. cs go competitive oynamaya başladığımdan beri ruslara olan sevgimi kaybetsem de (bkz. cs go’daki ruslar ve türkler) tarkovski ve dostoyevski gibi adamlardan dolayı hala saygım var. 100 milyonluk bale’in olduğu galler’in de şansı var grupta. jamie vardy ve harry kane isimlerini izlemek enfes olacaktır. ingiltere maçları kaçmaz hocam. o değil de jimmy floyd hasselbaink (okuması çok zevkli) acaba nabıyo şimdi? tahminim: ingiltere, rusya


c grubu
almanya
ukrayna
polonya
kuzey irlanda

almanya’nın olduğu grup diğer takımlar için ölüm grubudur her daim. almanya bu turnuvanın da en büyük favorilerinden biri ama bu sefer sanki sürpriz bir şekilde yarı finalde elenecekler. bu grupta da ikinci olarak çıkacak takım kesin değil. bence polonya çıkacaktır. hayır hayır, lewandowski hatrına söylemiyorum bunu, en yakın onları görüyorum ikinciliğe. ukrayna, shevchenko’dan sonra bir daha toparlanamadı… tahminim: almanya, polonya


d grubu
ispanya
hırvatistan
çek cum.
türkiye

ve bizim grup! hızlıca diğer ülkeleri yazalım. ispanya, son yıllarda düşüş içerisinde. dünya kupası’nda büyük hezimetle ayrıldılar. bence büyütülecek bir tarafları yok. sadece akıllıca ve sakin oynamak gerekir karşılarında. hırvatistan ve çek cumhuriyeti maçlarını herhalde unutan yoktur. bu iki ülke yine burada karşımızdalar. bizi çok iyi tanırlar, çok iyi. çekler neyse de hırvatistan’a dikkat etmek gerekir. ve türkiye! bu sefer bu milli takıma çok güveniyorum nedense. bir sürpriz yapıp yarı final bile oynayabilirler. türk futbolculara tek tek baktığımızda gerçekten hepsi de çok kaliteli futbolcu. eğer takım halinde oynamayı başarabilirsek bizim için her şey kolay olur. ispanya’dan 1 puan, çeklerden 3 puan, en kötü hırvatistan’dan da 1 puan alırsak ikinci olarak çıkarız. amma velakin 7 puan alıp babalar gibi çıksak daha iyi olur. en iyi 3. olarak gitmeyiz umarım yine. zira heyecandan ölebiliyor insanlar. tahminim: ispanya, türkiye

bizim milli takıma dair ayrı bir paragraf: ne cenk ne burak ikisi de yeterli kalitede değil bana kalırsa. benim tercihim yine de cenk’ten yana olur. ya da burak 60 dk, cenk 30 dk. gol yollarında sıkıntı çeker miyiz bilemiyorum, hakan çalhanoğlu ve arda turan bu konuda epey becerikli. mehmet topal, defans önü oynamalı. stoperde hakan-serdar tandemi gayet iyiydi elemelerde. selçuk inan çok kaliteli, bir serbest vuruşla sizi turnuvaya götürebilir ama çok çok ağır. hayırlısı diyelim.


e grubu
italya
belçika
irlanda cum.
isveç

ah italya, can italya. dünya kupası yazılarından da bileceğiniz gibi turnuvalarda favori takımım italya. bence bu çok değişik bir his. italya ile türkiye maç yapınca italyanlardan nefret ediyorum. ağızlarını yüzlerini dağıtasım geliyor. ama italya, başka bir ülkeyle oynayınca italya’nın rakibine aynı hisleri hissetmiyorum. incelenmesi gereken sosyolojik bir vaka. belçika da son yıllarda çok iyi top oynuyor. dünya kupası’nda da genç kadrosuyla ses getirmişti epey. isveç ve irlanda da iyi top oynuyor. bana kalırsa ölüm grubu bu grup. dört takım da sağlam. dört takımda da belli yıldızlar var. çekişmeli bir grup olacağı kesin. tahminim: italya, belçika

 


f grubu
portekiz
izlanda
avusturya
macaristan

sürprizlerin takımı izlanda ile başlamak istiyorum. izlanda bu gruptan paşalar gibi çıkar. zaten avusturya-macaristan imparatorluğu ayrılalı çok oldu, ehe ehe. izlanda, grup aşamalarının en iyi top oynayan takımlarından biriydi. portekiz’in sağı solu belli olmaz asla. grubu geçseler bile çok ilerleyemezler. çok dengesiz bir ülke. yine de bu grupta imparatorluk düşer, portekiz ve izlanda çıkar. tahminim: portekiz, izlanda

o zaman grup maçlarından sonra görüşmek üzere. giddyup!

#dk2014 – çeyrek finalin ardından

fransa 0 – 1 almanya

fransa’nın çeyrek finale kadar gelmesi bile bana kalırsa iyi bir şey. çünkü oturmamış bir takım var. yeni, genç ama henüz takım olamamış bir fransa. şimdi başından beri tekrarladığım şakaları bir kenara bırakıp fransa’yı uzun uzun inceleyelim desem de inanmayın. çünkü takımın analizlerini, taktiğini, hocasını, dizilişini uzun uzun yazan, inceleyen, araştırarak hakkıyla yazan bir sürü spor blogu var. eğer böyle taktiksel ve teknik bir şey okumak istiyorsanız o blogları şiddetle öneririm, şayet ben de okuyorum. ben kendi gözümden, yani kahvehanedeki abinizden dinliyormuşsunuz gibi anlatıyorum dünya kupasını. fransa’ya dair söyleyecek bir şeyim yok, sadece bir tane güçlü rakiple oynadılar onda da yenildiler zaten. palas pandıras ekvador honduras gibi değilmiş almanya, di mi? almanya, sıcaktan mıdır nedir, zorlanmayacağı maçlarda zorlanmaya başladı. tabii artık rakip takımların da kötü oynamadığını kabul etmek gerekir. yine de ne olursa olsun; futbol 22 kişinin oynadığı ve sonunda almanların kazandığı bir oyundur.

tahminim: tuttu.

brezilya 2 – 1 kolombiya

gidip gidip gelen maç diye bir deyim vardır futbolda. bu maç fazlasıyla brezilya’nın hakkıydı, çünkü ilk defa futbol oynadılar. bana kalırsa kolombiya çıkmalıydı, çünkü james rodriguez’i izlemek çok zevkli, kolombiya’yı izlemek çok zevkli. ama olsun, buraya kadar gelip oynamaları bile muhteşem bir iş. tek tek tebrik etmek gerekir. james rodriguez ve cuadrado, milyonlar verilen futbolculara göre kat kat iyiler. cuadrado, galatasaray’a ne yakışır ama. brezilya’ya gelince; ilk defa etkili futbol oynayan brezilya vardı. david luiz denilen adam, artık defans oyuncularının işinin kolay olmadığını gösterir cinste futbol oynuyor. bam güm! topu uzaklaştır! defans stili bitti dedi adeta luiz. topu alacaksın, ara pas atacaksın, çalım atacaksın, oyunu açacaksın, gol atacaksın, bir de savunmada müthiş müdahaleler yapacaksın: işte modern defansın tanımı. kolombiya, net eler demiştim ama brezilya’nın hırvatistan karşısında oynadığı futbolu oynayacağını zannediyordum. zaten öyle bir futbol oynasalardı, kolombiya elerdi. bir de dip not: hakemlere verilen emir mi böyle bilmiyorum ama brezilya tarafını tuttukları kesin gibi. fifa’nın işidir kesin. bilet, para, kapitalizm vs.

tahminim: tutmadı.

arjantin 1 – 0 belçika

2004 avrupa şampiyonu yunanistan, maçları 1-0 alıp şampiyon olmuştu ve tüm futbolseverler eleştiri yağmuruna tutmuştu. bu da futbol mu diye, bir gol atıyorlar yatıyorlar vs. arjantin’in 2004 yunanistan’ından farkı nedir? gerçekten hala, ısrarla çok kötü futbol oynuyorlar ve nasıl oluyorsa tek tek eliyorlar rakiplerini. hayır, yarı finalde hollanda’yı da elerlerse finale çıkarlar kesin. ahahahahaha, ömer üründül gibi yorum yapmak çok keyifli amına koyim ya. bu tur belçika’nın hakkıydı arkadaş! o yarı finale belçika çıkmalıydı. sırf maradona’dan dolayı arjantin tapınıcıları olan futbolseverler, bu arjantin’in futbolundan memnun mu? eğer memnunsa nema problema. belçika’nın eleyeceğini düşünüyordum ama olmadı. bala göte buralara geldin ya arjantin, diyecek lafım yok.

tahminim: tutmadı.

hollanda 4 – 3 kosta rika (pen)

“allahtan belanı bulursun inşallah” bedduasındaki “bela” deyiminin tanımısın kosta rika. hollanda’yı da eleyecektin lan neredeyse. van gaal’in son andaki tim krul değişimi maçı kopardı ama kosta rika gayet iyi direndi. van gaal’in de böyle bir değişimi yapması ne kadar cesur olduğunu gösteren bir davranış. adam gibi adam! “krul kararıyla hollanda yarı finalde” gibi saçma sapan kelime oyunlarıyla manşet atan gazete ve haber siteleri, umarım kelime oyunu yaparken su boğazınızda kalır ya. hollanda yine hollanda gibi oynuyor desem yalan olur, çok zorlanıyorlar. sneijder sorumluluk altına girmekten kaçınıyor, alıyor pası, veriyor pası. tamam modern futbolda basit oynamak falan filan da… sen bu takımın yıldızısın, her şeyisin robben ile birlikte. dipnot: melis, sen arjantin’i tut da elensin ya.

tahminim: tuttu.

yarı final için öngörü

brezilya – almanya: iki aşağı bak.

arjantin – hollanda: bi aşağı bak.

finali, almanya – hollanda oynar diye düşünüyorum. ya da brezilya – hollanda. bir tahmin daha yapsam yine ömer üründülleşiyorum.

#dk2014 – ilk turun ardından

brezilya 3 – 2 şili (pen)

şimdi bu brezilya kupayı alacağına inanıyor mu? neredeyse futbol adına hiçbir şey olmayan bir maç. pinilla’nın direkten dönen topu direkten dönmemeli ve şili turu geçmeliydi. ama işte futbolun adaleti yok, sıkıcı bir futbol oynayan brezilya çıktı. takım neymar’ın üstüne kurulu olduğu için patlayacaktır bir gün. şili’ye üzüldüm. ayrıca fatih terim, sen niye brezilya aşığısın bu kadar ya?

tahminim: tutmadı.

kolombiya 2 – 0 uruguay

uruguay, suarez’e rağmen bu turnuvadaki ikinci takımımdı ama o da elendi. james rodriguez’in o golüne muslera ne yapabilirdi bilmiyorum. şu an için de turnuvanın yıldızı james rodriguez. uruguay, suarez’in yokluğunda atak bulmakta zorlandı. yani forlan, benim için vazgeçilmez bir futbolcu ama artık yaşlanmış, cavani de tek başına yetmedi. uruguay’ın elenmesine de üzüldüm. şili ile birlikte bu turnuvada sonuna kadar gitmeliydi uruguay da. şaşırdığım olay şu: mujica olsun, maradona olsun suarez’e sahip çıkmış. tabii sahip çıkın, çıkın kardeşim de, adam ısırıyor nesine sahip çıkacaksın? 1 değil, 2 değil, 3… yani savunulacak tarafını bulamıyorum. fifa’ya giydireceğim diye suarez’i neden savunayım? fifa pis kaka tamam da, suarez neden böylesine kahraman ilan ediliyor? hayır, uruguay da o salak yüzünden elendi. ayrıca suarez’in ırkçı tarafı da var. futbolu dışında övülecek bir tarafı yok bu adamın. aptallaşma maradona. kolombiya’nın çeyrek finali de geçeceğine inanıyorum.

tahminim: tutmadı.

hollanda 2 – 1 meksika

hollanda’nın bu kadar zorlanacağı aklıma bile gelmezdi ama meksika da sağlam bir takım. bir önceki yazıda da söylemiştim. hollanda üzerine söyleyecek tek şey bu maç için, robben dışında takım neredeyse yoktu. evet isteyen bir hollanda vardı ama böyle olmaz ki portakal! biz senin finale çıkacağını düşünen insanlarız. son 5 dakikada aldın maçı. ayrıca robben’in pozisyonu penaltı değil. ömer üründül sana da çift lafım var. bu nasıl bir sneijder düşmanlığı? gol attı, takımını kurtardı yine yaranamadı. robben’in dünya yıldızı olduğunu hepimiz biliyoruz da, robben’i överken sneijder’i neden yerden yere vuruyorsun? lan ne kadar boş adam varsa, şu trt’de maçları yorumluyor ya. ceyhun’a hiç gelmiyorum bile.

tahminim: tuttu.

kosta rika  5 – 3 yunanistan (pen)

ben geçen yazıda ne dedim? bu kosta rika’nın gözü dönmüş. en az yarı final paklar bunları. deli gibi oynuyorlar. 3 tane avrupa takımını yolladılar. ama izlediğim en sıkıcı maçlardan biriydi. bu yunanistan bir de avrupa şampiyonu olmuştu… kosta rika, saygılar abi.

tahminim: tuttu.

fransa 2 – 0 nijerya

ulan fransa. senin kadar ballı bir takım yok ya. şayet almanya’yı da elersen bu sefer kosta rika’ya gösterdiğim saygıyı sana da göstereceğim. ama şu an için hala futbolunda bir bok yok. gourcuff’suz fransa bana tat vermiyor. ömer üründül’ün emenike ile de sorunları var.

 tahminim: tutmadı.

almanya 2 – 1 cezayir

cezayir beni şaşırtıp epey iyi direndi. hatta son dakikalara kadar turu da hak ediyordu. ama çok yoruldular ve oyundan düştüler. çünkü karşılarında sürekli baskı yapan, sürekli atak düşünen ve yorulmak bilmeyen bir almanya vardı. tüm bunlara rağmen cezayir’in bir an almanya’yı eleyip fransa ile karşılaşmasını ve fransa’yı parçalamasını istedim. ama sonra çok duygusal ve romantik olduğumu fark edip, cezayir buraya kadar geldiği için helal olsun dedim. almanya’nın anlatacak tarafı yok, adamlar aynı, klasik almanya ama cezayir karşısında bu kadar zorlanan almanya’nın yine finalde kaybedebileceğini de düşünmeden edemiyorum. finalde kaybetmek onların tarzı.

tahminim: tuttu.

arjantin 1 – 0 isviçre

ulan isviçre, ulan otmar şu arjantin’i nasıl eleyemediniz anlamıyorum. şu an fransa ile birlikte turnuvanın en kötü top oynayan takımı arjantin. bu kadar yıldız isim olmasına rağmen yani. isviçre’nin elemesini isterdim, epey de uğraştılar. hatta bazen çok önemli gol pozisyonlarına girdiler ama atamazsan ortaya messi – di maria çıkar seni bitirir.

tahminim: tutmadı.

belçika 2 – 1 abd

90 dakikası acayip sıkıcı olan bir maçın, uzatma devresinde bambaşka bir maç olması tam olarak buydu. tim howard’ın hakkını vermek lazım, bir an gelip beni de kurtaracak sandım bu kaotik şehirden. ama olmadı, tim howard yetmedi çünkü abd futbol oynamadı. belçika oynadı, abd yaslandı ve karşı koymaya çalıştı. belçika, zaman zaman gerçekten acayip sıkıcı futbol oynasa da kazanmasını biliyor ve maçı güzelleştiriyor.

tahminim: tuttu.

çeyrek final için öngörü

fransa – almanya: almanya’nın fransa’yı geçeceğini düşünüyorum lakin fransa, almanya’yı da geçerse beni utandırdığı için finali hak ediyor. ha bana kalırsa yine de futbol namına bir şey yok. benzema ney ya!

brezilya – kolombiya: kolombiya, brezilya’yı eleyecek. net. viva james rodriguez!

arjantin – belçika: belçika, arjantin’i eleyecek. çünkü bu futbolla arjantin’in bu maçı da kazanması beni isyan ettirir.

hollanda – kosta rika: aha! deli kosta rika! utanmasalar hollanda’yı da eler bunlar. ama benim finalist olarak gördüğüm iki takımdan biri olan hollanda, yine zor da olsa kosta rika’yı geçecektir.

çeyrek final maçlarından sonra görüşmek üzere.

#dk2014 – grupların ardından (aşırı fransız düşmanlığı)

a grubu

brezilya 7
meksika 7
hırvatistan 3
kamerun 0

a grubunda çıkmasını istediğim iki takım meksika ve hırvatistan idi fakat brezilya ilk maçtaki bariz hakem hatalarını kullanarak turnuvaya 3 puanla başladı. gelişen futbolda önlemler sürekli futbolcuların sahtekar olduğu yönünde alınıyor ama hala hakemlere bir çare bulunamadı. sen baraj çizgisini spreyle çizersin de, kendini yere bırakan oyuncuya penaltı çalarsan bir anlamı kalmaz. brezilya adına söyleyebileceğim tek şey; neymar ve oscar’ı izlemek şahane. hırvatistan ise iyi oyunculardan oluşan bir ülke ama nedense bu turnuvada tutunamadılar. modric, srna, olic gibi oyuncuları daha çok izlemek isterdik. neyse ki bu grupta çıkmasını istediğim bir diğer takım meksika gruptan çıktı. takım oyunu ve bazı futbolcuların bireysel yetenekleri ile iyi işler çıkarıyorlar.  kamerun: o eski halinden eser yok şimdi, ızdırap içinde yorgunsun şimdi…

b grubu

hollanda 9
şili 6
ispanya 3
avustralya 0

b grubu, d grubuyla beraber ölüm grubu olarak anılıyordu. geçen dk’nın şampiyonu ispanya, finalisti hollanda ve her turnuvada ses getiren şili… evet bir takım için ölüm grubuydu bu ama o takım şili değil avustralya idi. 0 puanla ülkelerine geri döndüler. ispanya ise sıkıcı pas futbolunun bitimine çok yaklaştı, ki bunun en büyük kısmını bu dünya kupası’nda gördük. şili’ye 2-0 kaybettiler, hollanda’ya ise 5-1 yenilerek takım yapısının değişmesinin gerekli olduğunu gösterdiler. ispanya’ya üzülmedim, çünkü geçen dk’dan zaten haksız bir kupa kazancı yaşamışlardı. o kupa kesinlikle hollanda’nın hakkıydı. hollanda’ya gelelim… hollanda, her zamanki hollanda. 2’den aşağı gol atmayan hollanda. takım oyunu, bireysel yetenek, robben, sneijder ve tabii ki uçan hollandalı van persie. hollanda bu turnuvanın favorilerinden benim için. şili’ye gelirsek… şili’yi sevmeyen yoktur herhalde. dünya starları yok ama takım olmayı biliyorlar. alexis sanchez, vidal, valdivia gibi çok önemli oyuncuları da var. oynadıkları futbol da izleyene zevk veriyor.

c grubu

kolombiya 9
yunanistan 4 
fildişi sahili 3
japonya 1

bu grupta kolombiya ve fildişi sahili’nin çıkmasını bekliyordum fakat fildişi sahili oynadığı futbolla değil çıkmak 3 puan aldığına dua etsin. geçen yıllara nazaran fildişi sahili’nde büyük bir çöküş var. yunanistan gibi sıkıcı bir futbol takımı yerine fildişi gibi renkli bir takımın çıkmasını isterdim doğrusu. yunanistan’a dair söyleyecek pek bir şeyim yok, şansları yaver gitti ve çıktılar. japonya için de kamerun’a söylediğim şarkıyı söylemek istiyorum. ayrıca futbolun yakışmadığı ülkeler vardır; bunlardan biri de japonya benim için. ya git teknolojik bir şeyler icat et, futbol zaten icat edilmiş, ne işin olur senin futbolla? bu grupta kolombiya’ya uzun uzadıya şeyler yazmak lazım. takım gibi takım. en önemli silahları falcao’dan yoksunlar ama yine de 3 maçı da alarak 9 puanla lider olarak çıktılar. oynadıkları futbol da gayet keyif verici. mondragon’u da tebrik edelim, dünya kupalarında forma giyen en yaşlı futbolcu olarak tarihe geçti.

d grubu

kosta rika 7
uruguay 6
italya 3
ingiltere 1

ve benim grubum… turnuvanın diğer ölüm grubu… neresi ölüm lan bunun? kosta rika diye bir ülke çıktı ortaya ve geleni geçeni yendi 7 puanla lider olarak çıktı. ölüm dediğin nedir ki gülüm mantığını kafalarında iyice oturtan kosta rika, ilk turda yunanistan ile karşılaşacak. korkarım ki, yunanistan’ı da geçecekler. ingiltere, uzun yıllardır kötü futbol oynuyor ve bir türlü takım olamıyor. futbolun yuvası ingiltere’nin milli takım bazında başarısı gitgide azalıyor. beckham’sız ingiltere, ingiltere değil. bu arada şaka bir yana, gerrard müthiş etkisizdi. gerçi tek tek futbolcular etkisizdi. zar zor 1 puan alıp adaya doğru uçtular. ve uruguay… suarez gibi bir pisliğin olduğu ülke benim alternatif takımımdı. ama ne yaptı? gitti benim favori ülkem italya’yı eledi. gerçi pirlo başbakan ve ekibi bu turnuvaya inanmamış gibiydi. kosta rika’ya maç verirsen, balotelli o golleri kaçırırsan italya’ya geri dönmek zorunda kalırsın. italya’ya geleceğiz, ama önce uruguay. uruguay’ı sevmeyen yoktur herhalde. şili ile birlikte en sempatik, en sevimli ülkelerden biri. özellikle gezi eylemleri sırasında ekşi sözlük’ün “uruguay vatandaşı olmak için sebepler” entrysi ile uruguay’a olan sevgi daha da arttı. bunda muslera’nın da etkisi var, forlan’ın da… ha tabii, bayrağındaki gülümseyen güneşin de. sen koca ülke, sen nasıl gülümseyen güneş koyarsın ya? hayır, bunların başbakanı da fakirlikten ölecek. halkın ta kendisi adam. kulübede falan yaşıyor. deli mujica! hastanede sıra bekleyen bir devlet başkanı. ona da ikinci tur yakışırdı. gerçi televizyondan izlediği için çekmemiş olabilir, ya da biss key’leri girmeyi bilmiyordur, tavukları falan beslemiştir. ulan başkan gibi başkan be! suarez’siz uruguay, artık daha çok destekleyebileceğim bir uruguay. suarez’e verilen cezanın yerinde olduğunu düşünmekle birlikte, tedavi süresi boyunca neden vurma, kırma, çekme değil de ısırma gibi bir soru yönetilmeli. gerçekten merak ediyorum, neden ısırıyor?

ve italya… gecelerimin sonsuz hüznü… 2006’dan kalma formayı yanıma aldım her maçta ama ne oldu? gruptan bile çıkamadık. sene 2006. dünya kupası finali. o zamanlar menemen’deyim. kahvehane’de izliyoruz. nasıl olduysa o an o kahvehane’de herkes italya’yı tutuyordu. deli mete dışında fransa’yı tutan yoktu diyebilirim. son penaltı ve hepimiz sevinçten bağırmaya başlamıştık. pirlo’lu, del piero’lu altın kadro italya, 5-3 fransa’yı penaltılarla yenmişti. kahvehaneden çıkıp koşturmaya başlamıştım. bildiğin deli gibi seviniyordum. turnuvanın başından sonuna kadar “vieri” formamla izlemiştim tüm maçları. ama şimdi… toni formam ve pirlo formam işe yaramadı. ya sen kosta rika kim köpeksin bu kadar iyi oynayıp lider oluyorsun bu grupta ya? çok dertliyim çok. tuttuğun takım gruptan çıkamayınca, çok dertli olursun. içine oturur. italya’nın üstünü çizince içim cız etti.

e grubu

fransa 7
isviçre 6
ekvador 4
honduras 0 

şimdi bu fransa’nın iyi top oynadığını ve favori olduğunu söyleyenler var. iyi de, adama demezler mi, karşısındaki rakipler palas pandıras ekvador honduras diye. futbolculuğunu ve tarzını beğenmediğim, ki bana kalırsa aşırı yeteneksiz bir futbolcu olan benzema, honduras’a, bilmem isviçre’ye falan golleri attı ama yine beceriksiz, yine yeteneksiz. zaten güçlü bir ülkeyle oynadıkları zaman fransa’nın tek tek döküldüğünü göreceğiz hep birlikte. (bi’ de dünya kupasını alıyormuş, yok artık!) fransa’nın iyi futbolu tamamen şanslı bir grupta olmasından dolayı. fransa, şili, kolombiya ve meksika gibi ülkelerle aynı grupta olsaydı değil 7 puanı toplamak galibiyeti bile zor görürdü. ha tabii, palas pandıras ekvador honduras falan olursa neden olmasın. isviçre’ye gelince… takım gibi takım isviçre. öne çıkan futbolcusu shaqiri de olsa, herkes görevini yapıyor ve futbol oynuyorlar. gruptan da çıktılar. bana kalırsa fazla gidemezler ama olsun, bir başarı yakaladılar. italya, ingiltere, portekiz gibi ülkelerin elendiği dk’da grubu aştılar. ekvador’u, honduras kadar güçsüz görmüyorum. ekvador da oynayınca oynuyor, bireysel anlamda yetenekli futbolcuları da var ama sen fransa’ya gol atamıyorsan elenmeyi de hak edersin. fransa yahu bu, benzema diye beceriksiz bir forveti olan fransa. honduras’a gelince… neyse.

f grubu

arjantin 9
nijerya 4
bosna hersek 3
iran 1 

fransa için söylediklerimi arjantin için de söyleyebiliriz. hücum hattı mükemmel ama leblebi gibi gol yiyen bir takım arjantin. ayrıca teknik direktörleri sabella neden sürekli ağlamaklı bakıyor? canım ya. arjantin’in futbolu da berbat. messi arada bir sahneye çıkıyor, alıyor gidiyor, golü atıyor, kazanıyorlar. onun dışında 90 dakika oynayan bir arjantin yok. hala takım olma sorunu var. ki dediğim gibi leblebi gibi gol yiyorlar. savunma hattı epey zayıf. nijerya, bosna, iran gibi takımları yenersin de olası bir hollanda maçında ne yaparsın bilemiyorum arjantin. seni turnuvanın favorisi olarak görenler varsa, maçları bir daha izlesin. acayip sıkıcı… ve nijerya! %45’i müslüman ülke oğlum. nasıl olur da son zamanlarda sırf muhafazakar bir çizgide diye cahit zarifoğlu’na sahip çıkanlar nijerya’yı sahiplenmedi anlamadım. sonuçta grubu geçtiler lan! müslüman lan! nijerya, arjantin’i de yenerdi de elinden kaçtı. ahmed musa büyük futbolcu. saygı duymak lazım. bosna hersek… neredeyse tamamı müslüman bir ülke… nijerya maçından önce topluca namaz bile kıldılar… ama olmadı! bu gruptan bosna ile nijerya’nın çıkmasını isterdim ama bu çok ütopik bir hayal. bosna’nın bir golünün ofsayt diye verilmediğini de hatırlayalım. hakemler zaman zaman maçları katletti, bosna maçı da onlardan biriydi. (dzeko’nun golü, ofsaytla ilgisi yok) iran’a gelirsek… sineması, edebiyatı, kültür sanatı, tıpı, bilimi ve kadınları… her şey on numara da şu futbolu bırakın be abi. yani bak o kadar iran övücüsüyüm, futbolunuza bir anlam veremiyorum. yok yani, çıkmıyor işte iran’dan futbol namına bir şey. haa, iran’da futbola ve dünya kupasına önem veriliyor, bunu da söylemeden olmaz. kiyarüstemi’nin “ve yaşam sürüyor” filminde şöyle bir replik vardı: “deprem 10 yılda bir oluyor ama dünya kupası 4 yılda bir oluyor. o yüzden herkes maçı izlemeye gitti.” buna benzer bir diyalog vardı, tam hatırlayamadım.

g grubu

almanya 7
abd 4
portekiz 4
gana 1

yine fransa’ya sövüyor gibi olacağım ama fransa veya arjantin almanya yerine bu grupta olsaydı ne yapardı çok merak ediyorum. özellikle gana, almanya karşısında mükemmel top oynadı ve almanya son anda 1 puanı kaptı. gana 1 puan aldı ama öyle hiç de fena olmayan bir futbol oynuyorlardı. gana’nın almanya ile birlikte bu gruptan çıkmasını isterdim. abd ney laaaan? abd’de futbol deyince aklımıza alex morgan ve hope solo geliyor. hepsi birbirinden güzel abd kadın futbol takımı… bradley’in brazzers’taki kel adam olmadığını kim söyleyebilir bu arada? abd futboluna dair bir şey yazmak içimden gelmiyor. zaten ilk turda elenirler. belçika, abd’yi eleyemiyorsa zaten elensin daha iyi. ömer üründül cümlesi gibi oldu ama anlayan anladı işte. portekiz: büyük bir balon. ronaldo ile olacak iş değil tabii ki ama ronaldo da kayıptı. sakatlığı da var tabii ama zaten üstündeki stresten dolayı rahat oynayamıyordu. bir ülkenin tüm yükü senin üstünde. zor bir şey olsa gerek. ne kadar dünya yıldızı da olsan kaldıramayabiliyorsun. portekiz, fransa’nın olduğu grupta olsa lider olarak çıkar mıydı? bence lider olarak olmasa bile kesin gruptan çıkardı. almanya’ya dair ne söylesem bilemiyorum. hollanda ile birlikte turnuvanın favorilerinden. güçlü, sağlam ve akıl dolu bir takım. eğer isterse yenemeyeceği ülke yok gibi. almanların mekanik zekasını övmekten bıkmayan ben, futboluna da hastayım. hem zevk veren bir futbol anlayışı var, (ispanya gibi sıkıcı ve tekdüze değil) hem de disiplinli bir kadrosu var. almanya en az yarı final oynar diye düşünüyorum.

h grubu

belçika 9
cezayir 4
rusya 2
güney kore 1

belçika’nın bu gruptan çıkacağını biliyordum ama 9 puanla çıkacağının garantisini veremezdim. genç ve sağlam bir takım belçika. cezayir’i, rusya’yı ve kore’yi yenerek 9 puanla paşalar gibi gruptan çıktılar. zaman zaman berbat sayılabilecek futbol oynasalar da ilk turu da geçeceklerine inanıyorum. ve cezayir! müslüman gibi müslüman! o değil de, cezayir’in bu gruptan çıkması sürprizlerin sürprizi. şahane bir olay yani. muhtemelen bu gruptan belçika ile rusya’nın çıkacağını bekliyordu herkes, zira rusya son zamanlarda gayet iyi futbol oynuyordu. ama işte futbol, asla sadece futbol değildir. biraz da albert camus’dür. cezayir’in çıkmasına en çok albert camus sevinmiştir. onun için bir de olsa, içten içe sevinmiştir. çünkü dediği gibi top hiçbir zaman beklediğimiz köşeden gelmiyor. rusya ve güney kore’ye dair söyleyecek pek bir şeyim yok. ukrayna’yı işgal etmekle meşgul olan rusya’nın futbolla da pek ilgisi yok gibiydi zaten.

ilk 16’ya dair öngörü

brezilya – şili: enfes bir maç bizleri bekliyor. şili’nin işi çok zor da olsa bir sürpriz yapmalarını bekliyorum.
kolombiya – uruguay: bu üstteki maçtan daha enfes bir maç benim için. uruguay, pislik suarez’den yoksun ama yine de bu maçın galibi olarak görüyorum. belli de olmaz. favorisi olmayan maç diyebiliriz.
hollanda – meksika: hollanda zorlansa da meksika’yı geçer diye düşünüyorum.
kosta rika – yunanistan: lan hele ya, kosta rika yine çıktı karşıma. yunanları geçer bu kosta rika. çünkü gözü dönmüş adamların.
fransa – nijerya: nijerya’nın bir sürpriz yapıp fransa’yı eleyeceğini düşünüyorum. yani inşallah öyle olur.
almanya – cezayir: ah be cezayir, sendeki de ne şans! almanya, seni ezer geçer.
arjantin – isviçre: arjantin için çok zor bir maç olacak ama messi faktörü yine ön planda olursa isviçre’yi elerler. bana göre bu maçın da favorisi yok. ama arjantin tapınıcılarına göre arjantin tabii…
belçika – abd: ya abd ney lan? belçika için kolay bir maç olmayabilir ama abd’yi geçeceklerini düşünüyorum.

ilk 16 maçları bittikten sonra tekrar görüşmek üzere.